Nihayetinde BBC de Bir Bürokrasidir
1967, İngiltere
Bir yayın kuruluşu olarak İngiliz BBC'nin kaliteli yayıncısı
oldukça azdı. 70 yılı aşan bir süre BBC konserler,
belgeseller, komediler, çocuk programlan, eğitim programlan,
drama dizileri, çağdaş ve klasik oyunlar üretti ve
yayımladı; radyo ve televizyon haberleri tüm dünyada en
güvenilir ve saygın haberler olarak kabul ediliyordu.
1922 yılında İngiliz Posta Teşkilatı tarafından İngiliz
Yayım Şirketi (British Broadcasting Company-BBC) olarak
kaydı yaptırılıp, ruhsatı alınırken Posta Genel
Müdürlüğü'nün, yani patronunun uygun bulduğu hizmeti
sağlamak amacını taşıyordu. Niyetler mükemmeldi. Şirket
radyoda İngiliz ürünlerinin tanıtımını yapıyordu. Halk
üzerinde kötü veya olumsuz bir etkilemeye yol açmadıktan
sonra yayınların özgürdü. Mali olarak ise doğrudan
izleyicilerinin ödemeleriyle ayakta duracaktı.
BBC yayınlarını dinlemek ve daha sonra televizyonları
izlemek isteyenler Posta Teşkilatına belirli bir ruhsat
ücreti ödemek zorundaydılar. Başlangıçta yılda 10 şilin olan
ücret daha sonraları 70 paunda kadar çıktı. Hükümetin
desteğindeki bir tekel olarak BBC on yıllar boyunca yayın
alanını istediği gibi elinde tuttu.
Bağımsız radyo ve televizyon kuruluşlarına izin verilmesine
ve BBC'nin işgalindeki yayın dalgalarından yararlanmalarına
kadar uzun zaman geçti. Bundan sonra bile satılan her
televizyon, alıcısı BBC'yi izlese de izlemese de, bir ruhsat
parası ödemek zorundaydı. Bu ödemeler ve programların telif
ücretleri BBC'nin mali kaynaklarını oluşturuyordu.
Bir kamu kurumu ve bürokratik bir aygıt olmasına rağmen ne
yayımlayacağı konusunda hayli geniş bir özerkliğin tadını
çıkarıyordu. Tam gün TV yayını 1980'lerin ortalarına kadar
onaylanmadı. Ticari kaygılar taşımamanın sağladığı
rahatlıkla BBC yayınları düzeyli, tarafsız ve kaliteli olma
olanağına kavuşuyordu.
Bu özgürlük ve avantajlardan yararlanan BBC tümüyle ticari
bir TV kanalında yer alması çok zor çocuk programları,
konserler ve diğer eğitici yayınlar yapabiliyordu. Radyoda
da dünyaca ünlü orkestraların yanı sıra İngiliz ve Amerikan
pop müziğinin yıldızları, Beatles, Rolling Stones, Jimi
Hendrix, Chuck Berry konserleri dinlenebiliyordu. En ünlü
programlarından biri 1963'ten 1989'a kadar devam eden
bilimkurgu dizisi Doctor Who (Doktor Kim) idi.
Ama bu arada, maalesef BBC de, herhangi bir kamu kuruluşunda
görülebilecek bazı dertlerden mustaripti. Gelirleri sabit
olan herhangi bir şirket bazı harcamalarını kısmak ve
bütçesinde belli kısıtlamalar yapmak zorundaydı. Buna BBC de
dahildi.
İlk BBC programları Film Merkezinden sağlanan uzun süreli
film ve oyunlardan oluşuyordu. Ticari kayıtların devreye
girmesiyle birlikte BBC arşivlerine de standart bir ölçü
getirildi. Personele bütün programların film kopyalarını
saklama emri verilmişti ama video ve ses kayıtları için aynı
emir tekrarlanmamıştı.
1978'e kadar BBC Mühendislik Bölümünün denetiminde olan
video kasetler ancak bu tarihten sonra film merkezine
aktarıldı. Kasetler nispeten daha küçük bir arşivde
saklanıyor ve zaman zaman dış ülkelere satış olanağı olup
olmadığını anlamak için yeniden izleniyordu. Pek çok görsel
ve sesli programlar ve diziler, filmler, belgeseller başka
ülkelere satılıyordu. 1970'ler ve 1980'lerde dünyada en çok
izlenen bilimkurgu dizisi Doctor Who da bunlardan biriydi.
Sonra arşivlerdeki yerlerin yeterli olmadığı ve pahalıya mal
olduğu günler geldi. Böylece 1967 yılında adı bilinmeyen bir
bürokrat, günlerden bir gün depolarda bulunan ses ve video
kasetlerini silip temizleyerek yeniden kullanılabileceğini
akıl etti ve harekete geçti. Gerek Film Merkezi, gerekse
Mühendislik Bölümü tüm programların tarihsel kopyalarının
tutulmasından diğerinin sorumlu olduğunu düşünüyordu.
Ve 1978'e gelindiğinde birçok program bir güzel yok edilmiş
ve elde hiçbir kopyası kalmamıştı. BBC bir arşiv sorumlusu
tayin ederek nelerin yok edildiğini saptamak ve dünyanın her
tarafından, yabancı yayın kurumlarından ve
koleksiyonculardan kendi orijinal programlarının kopyalarını
bulmak için uğraşmaya başladı. Kaybedilen hazinelerin ancak
çok azının kopyası bulunabildi.
Bu arada büyük bir şans eseri olarak dünyaca ünlü Doctor
Who'nun eksik bölümleri de toparlanabilmişti. Yakın
zamanlarda iki müzik prodüktörü ortaya çıktı ve vaktiyle
verilen silme emrine uymadıklarını ve Rolling Stones'un ilk
kayıtları da dahil olmak üzere bazı eşi olmayan programların
kayıtlarını sakladıklarını açıkladılar. Şimdi bu "kayıp
kasetler" BBC'ye küçük bir servet kazandırabilir ama geri
gelmeyenler dikkate alındığında elde olanlar pek bir şey
değildir.
Üç-beş kuruş tasarruf edelim derken müzik ve yayın tarihinin
paha biçilmez eserleri kaybolmuştu. Boş kasetlerin fiyatı 2
ile 9 pound arasında değişiyordu. Oysa bunların üzerinde
orijinal olarak kaydedilmiş programlardan BBC milyonlarca
pound kazanabilirdi. Kaybolanlar arasında Beatles'ın ilk
konserleri, önemli dramalar, belgeseller ve tarihsel spor
programlan yer alıyordu.
Bugünkü değerleri milyarları bulurdu. Ama depoda bir parça
yer kazanmak ve birkaç bin pound tasarruf etmek için akıl
almaz bir iş yapılmıştı. Zamanında üzerinde doğru dürüst
düşünmeden bulunulan bir çözüm uygun gibi görünmüştü ama
eşine az rastlanır bir rezalet ortaya çıkmıştı.